ERZİNCAN BİNALİ YILDIRIM
ÜNİVERSİTESİ

TEKNOLOJİ TRANSFER OFİSİ

İkinci Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Diyalog Toplantısı İstanbul’da Gerçekleştirildi

Türkiye-Avrupa Birliği, Bilim, Araştırma, Teknoloji ve Yenilik Yüksek Düzeyli 2. Diyalog Toplantısı  “Sürdürülebilir İnovasyon Ekseni: İnovasyon ve Yeşil Dijital Dönüşüm İçin Güç Birliği” temasıyla İstanbul’da düzenlendi.

Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde basına kapalı düzenlenen toplantıya Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun Yenilik, Araştırma, Kültür, Eğitim ve Gençlikten Sorumlu Üyesi Iliana Ivanova ve TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal  da katıldı.

Diyalog süresince, katılımcılar sürdürülebilir inovasyonu teşvik eden politika çerçeveleri, finansman mekanizmaları ve iş birliği girişimleri üzerine kapsamlı oturumlarda söz aldı. Teknolojinin yeşil geçişler ve dijital dönüşüm süreçleri için nasıl kullanılabileceği üzerinde odaklanıldı; iklim değişikliği ile mücadele ve çevre dostu uygulamaların teşvik edilmesi konularında ortak taahhütler vurgulandı.

243 Milyon Avro Hibe Desteği

Toplantının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Kacır, Yüksek Düzeyli Diyalog Toplantısı’nın, ikili ilişkileri daha odaklı bir şekilde, en üst mercilerden ele almayı amaçlayan bir mekanizma olduğuna işaret ederek, toplantı çerçevesinde AB ile ikili ilişkileri en üst seviyede ele alarak önemli ve kapsamlı bir gündem etrafında verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini söyledi.

Kacır, bilim ve teknoloji politikaları, sanayinin yeşil ve dijital dönüşümü, Türkiye’nin AB fonlarından daha etkin yararlanması, bilim ve AR-GE ile ilgili AB yapılarına katılımının artmasının da aralarında yer aldığı konularda önemli istişarelerde bulunduklarını belirterek, “Ülkemizin Avrupa Araştırma Alanı’na entegrasyonunu artırabilmek amacıyla önerilerimizi ve iyi uygulama örneklerimizi karşılıklı olarak paylaştık. Bilim, teknoloji ve inovasyon politikalarımızdaki önceliklerimizi ortaya koyduk. Yeşil ve dijital dönüşüm alanında son dönemde kaydettiğimiz ilerlemeleri paylaştık. İkiz dönüşümde ortak hedeflerimizin gerçekleştirilmesi için ‘Ufuk Avrupa’ ve ‘Dijital Avrupa’ başta olmak üzere ‘Birlik’ programları ile ‘Katılım Öncesi Yardım Aracı’ arasındaki sinerjinin artırılması gerekliliğini ele aldık. Son olarak inovasyon eko-sistemlerimizin entegrasyonunu sağlamak amacıyla teknoloji transferi ve girişimcilik alanında iş birliği fırsatlarını değerlendirdik.” ifadelerini kullandı.

Araştırma ve inovasyon alanında, Avrupalı ortaklarımızla somut iş birliğinin örnekleri arasında dünyanın en büyük sivil AR-GE programı Ufuk Avrupa’da ülkemizin başarı grafiğinin yer aldığını belirten Bakan Kacır, “2021-2027 yıllarını kapsayan Ufuk Avrupa Programı’nda, 2021 yılından bu yana 1107 Türk yürütücünün dahil olduğu 486 proje aracılığıyla 243 milyon avro hibe desteğini Türkiye’ye kazandırdık. Buna ilave olarak, çok ortaklı projelerde koordinatör olarak yer alan kuruluş sayısını da 40’a yükselttik. 700 milyon avroyu aşan fon büyüklüğüyle yeşil ve dijital dönüşüm başta olmak üzere, AR-GE, teknoloji transferi ve ticarileştirme projelerini destekleyen Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA), AB-Türkiye arasındaki bilim, teknoloji ve inovasyon iş birliğini kuvvetlendirmede kilit rol üstlenmekte.” diye konuştu.

Yol haritamızı hazırladık

 “AB ile ihracatımızın yüzde 12,7’sine karşılık gelen, alüminyum, çelik, gübre ve çimento sektörlerinin sera gazı salımının azaltılması için Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasının desteği ve ilgili paydaşlarımızla birlikte yol haritalarımızı hazırladık.” diyen Kacır, “TÜBİTAK tarafından tasarlanan ‘Sektörel Yeşil Büyüme Teknoloji Yol Haritaları’ ile ekonomimiz için hayati öneme sahip, birçok sektöre temel girdi sağlayan ve karbon emisyonu açısından öne çıkan demir-çelik, alüminyum, çimento, gübre, plastik ve kimya sektörlerindeki sanayi kuruluşlarımızın teknolojik ihtiyaçlarını tespit ettik.” şeklinde konuştu.

Bakan Kacır, diğer yandan yeşil dönüşümü başarı ile gerçekleştirmelerine imkan sağlayacak finansman altyapısını da oluşturduklarını vurgulayarak, “Dünya Bankasıyla işbirliği içerisinde hayata geçirdiğimiz ‘Türkiye Organize Sanayi Bölgeleri Projesi’ ve ‘Türkiye Yeşil Sanayi Projesi’yle sanayimizin yeşil dönüşüm odaklı gerçekleştireceği yatırımlar ve teknoloji geliştirme çalışmaları için 750 milyon dolarlık bir finansmanı harekete geçirdik.” diye konuştu.

AB Komisyonu’nun Yenilik, Araştırma, Kültür, Eğitim ve Gençlikten Sorumlu Üyesi Iliana Ivanova da bugün özellikle yeşil dönüşümün desteklenmesinde eğitim, araştırma ve inovasyonun oynadığı önemli rolün altını çizmek üzere buluştuklarını dile getiren Ivanova, AB ile Türkiye arasında bilim araştırma, teknoloji ve inovasyon alanındaki işbirliklerine değindi. Ivanova, “Geçtiğimiz 20 yılda Türkiye’den araştırmacılar, bilim insanları ve inovasyoncular programlarımızdan 743 milyon avro kazandı. Türkiye’de bir Avrupa İnovasyon Konseyi ve Teknoloji Topluluğu Merkezi kuracağız.” dedi.

1. Oturum – STI Politikalarında İş birliği

İlk oturumun oturum başkanlıkları Avrupa Komisyonu Ar-Ge ve Yenilik Genel Müdür Yardımcısı Signe Ratso ve TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal tarafından yapıldı

TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal burada yaptığı konuşmada, bilim, araştırma, teknoloji ve yenilik alanında ikinci defa yapılan Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Diyalog Toplantısına katılmaktan ve özellikle  “Sürdürülebilir İnovasyon Ekseni” konusuna odaklanan bu ilk oturuma eş başkanlık etmekten duyduğu memnuniyeti ifade etti.

“Günümüzün hızla gelişen ortamında, iş birliği zorunluluğu hiç bu kadar net olmamıştı. Ortak geleceğimiz, iklim değişikliğinden halk sağlığı krizlerine kadar acil küresel zorlukları ele almak için bilim, araştırma, teknoloji geliştirme ve inovasyonun gücünü kullanma becerimize bağlıdır.” Diyen Mandal, “Türkiye, 12. Kalkınma Planımızda da vurgulandığı üzere, küresel zorlukların üstesinden gelmek için AR-GE faaliyetlerinden yararlanma konusunda uzun vadeli bir vizyona sahiptir. Avrupa Birliği’nin hedefleriyle uyumlu olan vizyonumuz, 2053 yılı için net sıfır emisyon hedefimiz doğrultusunda sürdürülebilir bir geleceğe ulaşmayı, dayanıklılığı ve ileri teknolojiler yoluyla yüksek değerli çıktı yaratmayı vurgulamaktadır. Ayrıca, işbirliğine dayalı bilgi üretimine öncelik vermek ve araştırma ve inovasyonda insan kaynaklarını kolaylaştırmak stratejik çerçevemizin ayrılmaz bileşenlerini oluşturmaktadır. “ ifadelerini kullandı.

“Çabalarımızın temelinde birlikte geliştirme ve birlikte başarma kavramı yatmaktadır” vurgusu yapan Mandal, “AR-GE faaliyetlerinde birlikte yaratma sadece popüler bir terim değildir; geleneksel uygulamaları dönüştürmenin ve disiplinler arası işbirliğini teşvik etmenin gerekliliğinin altını çizen yol gösterici bir ilkedir. Farklı uzmanlıkları, perspektifleri ve kaynakları bir araya getirerek; yeni içgörülerin kilidini açabilir, keşif sürecini hızlandırabilir ve etkili bir değişim sağlayabiliriz.” dedi.

Prof. Dr. Mandal, “Birlikte geliştirme ve birlikte başarma yaklaşımı sadece fikirlere ve yeni işbirliği modellerine değil, aynı zamanda nitelikli insan kaynaklarına da dayanır. Eğitim, öğretim ve yetenek gelişimine yatırım yapmak, yeni nesil yenilikçileri yetiştirmek ve gelecek için sağlam bir STI ekosistemi sağlamak için çok önemlidir. Türkiye’de, insan sermayesinin inovasyonu teşvik etmede oynadığı önemli rolün farkındayız. Ekosistem genelinde bilginin değerlendirilmesini amaçlayan destek programlarımızda birlikte yaratma yaklaşımından da yararlanıyoruz.  Bu bağlamda, teknoloji sağlayıcıları ve son kullanıcıları katma değerli bir ürün yaratmak üzere bir araya getiren çeşitli mekanizmaların yanı sıra patent tabanlı teknoloji transferi destekleri ve üniversite-sanayi ortak AR-GE projelerine sahibiz.” diye konuştu.

“Ancak çabalarımız sadece ulusal çıkarlarımıza odaklanmıyor. Karşılaştığımız güçlükler küresel niteliktedir ve küresel çözümler gerektirmektedir. Bu nedenle politika uyumu ve işbirliği için AB-Türkiye ortak çabaları elzemdir. Politikaları uyumlaştırarak, öncelikleri sıralayarak ve kaynakları bir havuzda toplayarak ortak çabalarımızın etkisini en üst düzeye çıkarabilir ve ortak hedeflerimize doğru ilerlemeyi hızlandırabiliriz.”  Vurgusu yapan Mandal, “AB Çerçeve Programları ile ortaklık, bu ortak çabaların en önemli yansımalarından ve araçlarından biri olarak öne çıkmaktadır. Türkiye’nin Avrupa bilim ve teknoloji ekosistemi ile ilişkisi, 2003 yılında başlayan Çerçeve Programları ile kesintisiz birlikteliğinden bu yana gelişmiştir. Bu yıllar boyunca, Ar-Ge ve inovasyon ekosistemimizin çabalarını önemli zorlukları ele almaya yönlendirdik, önceliklerimizi iklim değişikliğiyle mücadele ile uyumlu hale getirdik ve yeşil ve dijital dönüşüm yoluyla sürdürülebilir kalkınmayı teşvik etmek için etkimizi artırdık. Özellikle 2019’dan bu yana Avrupa Komisyonu ile yakın iş birliğimiz, ERA ve TARAL arasındaki koordinasyonu önemli ölçüde geliştirerek Türkiye’nin AB Çerçeve Programlarındaki başarısının artmasına yol açmıştır. Dünkü son derece başarılı ve verimli JCM toplantısı, Avrupa Komisyonu ve Türkiye’nin bu konudaki ortak çabalarını yansıtmaktadır.” değerlendirmelerinde bulundu.

Avrupa Komisyonu Avrupa Araştırma Alanı ve Yenilik Direktörü Anna Panagopoulou tarafından yapılan sunumda ERA Politika Ajandası 2022-2024’e yönelik sağlanan ilerleme ve önümüzdeki politika ajandasındaki iş birliği, Avrupa Araştırma Alanı’nın güçlendirilmesi ve bilimsel/teknolojik iş birliğinin artırılması konularında bilgi verildi. ERA Politika Ajandası’nın başarıları, Avrupa Birliği’nin bilim ve inovasyon alanındaki liderliğini pekiştirmek ve ortak hedeflere ulaşmak için önemli adımlar olarak görüldüğü aktarıldı.

COST Direktörü Roland de Bruin tarafından yapılan sunumda COST Aksiyonlarındaki stratejik alanlar ve özellikle ülkemizin elde ettiği başarılar paylaşılmıştır. COST Aksiyonlarının araştırmacı kariyerlerine önemli katkılar sağladığı ve Ufuk Avrupa projelerine dönüşme kapsamında önemli bir değer oluşturulduğu vurgulandı.

TÜBİTAK Bilim, Teknoloji ve Yenilik Dairesi Başkanı Hande Alpaslan tarafından yapılan sunumda Türkiye’nin Ar-Ge ve İnovasyon Öncelikli konuları hakkında bilgi verildi. Öncelikli sektörler ve gelişim alanlarına odaklanarak Türkiye’deki endüstride yapısal dönüşümün hedeflediği belirtildi.

2. Oturum – Endüstrilerde Yeşil ve Dijital Dönüşümde İşbirliği

İkinci oturumun oturum başkanlıkları Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Ahmet Yozgatlıgil ve Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı, Nikolaus Meyer-Landrut tarafından yapıldı

Avrupa Komisyonu Refah (Prosperity) Genel Müdürü Peter Droell tarafından yapılan sunumda 2050’ye doğru adil ve sürdürülebilir bir Avrupa için küresel ekodünya, ekosistemler, krizlerle yeşillendirme ve yeşil iş patlamasından geçme konuları vurgulandı. Araştırma ve inovasyon için üretkenlik ve refahın önemli unsurlar olduğu belirten Droell, bunun ayrıca uyum politikaları için önemli olduğunu kaydetti. Endüstri 5.0, insan-robot işbirliğini ve esnek, verimli ve tepkisel üretim sistemleri oluşturmak için ileri teknolojilerin entegrasyonunun önemi aktarıldı.

AB Ortak Araştırma Merkezinden Daire Başkanı Manuel Palazuelos Martinez tarafından yapılan sunumda Türkiye’nin Akıllı Özelleştirme deneyimlerine ve AB’deki en iyi uygulamalardan öğrenmeye dair bilgiler aktarıldı. Türkiye’nin akıllı uzmanlaşma stratejileri geliştirme sürecine teknik uzmanlık, veri analizi ve politika rehberliği sağlamada JRC’nin önemli rolünden bahsedildi.

TÜBİTAK Başkan Yardımcısı İsmail Doğan tarafından yapılan konuşmada Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki ERA ortak endüstriyel teknoloji yol haritalarında güçlendirilmiş iş birliği, özellikle yeşil ve dijital dönüşüm odaklı olarak önemli bir adımı temsil ettiği vurgulandı. Doğan, bu iş birliği çerçevesinde, ortak teknoloji hedeflerine ulaşmak ve sürdürülebilir inovasyon alanında ortak çalışmaları teşvik etmek için stratejik adımlar atıldığını kaydetti.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Genel Müdürü İlker Murat Ar tarafından yapılan konuşmada yeni endüstri ve iş fırsatlarına yatırım yapıldığından ve Yeşil Mutabakat Eylem Planıyla uyumlu olarak 2030’a kadar karbon emisyonunun azaltılmasının hedeflendiği aktarıldı. Endüstrideki yeşil dönüşümü gerçekleştirmek için ilk aşamada çelik, alüminyum, çimento, plastik gibi sektörlerde karbon salınımlarını azaltmaya yönelik yol haritaları belirlendi. Bu kapsamda işletmelere yönelik ilk bileşen olarak KOSGEB tarafından KOBİ’lere yenilenebilir enerji, kaynak verimliliği, döngüsel teknolojiler odağında kredi sağlanacağı, ikinci bileşen olarak TÜBİTAK tarafından şirketlere destekler sunulacağı ve üçüncü bileşen ise firmalara yol haritası kapsamında koçluk desteği verileceği kaydedildi.

3. Oturum – Gelişen Bir İnovasyon Ekosistemi Oluşturmak

Üçüncü oturumun oturum başkanlıkları Avrupa Komisyonu Eğitim, Gençlik, Spor ve Kültür Genel Müdür Yardımcısı Normunds Popens ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı  AB ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ahmet Halit Hatip yapıldı

Avrupa Komisyonu’ndan Daire Başkanı Claire Morrel tarafından gerçekleştirilen sunumda EIT Jumpstarter’ın Türk yenilikçileri için önemini ve ülkemizin bu konuda başarısı vurgulandı. EIT tarafından sunulan üniversite yüksek öğrenim kurumlarının inovasyon kapasitesini desteklemek için başlatılan pilot proje hakkında bilgi verildi. Ülkemizin Marie Curie Programları kapsamında mevcut durumu hakkında güncel bilgiler aktarıldı.

AB Araştırma ve Yenilik Genel Müdür Yardımcısı Signe Ratso sunumunda Ufuk Avrupa kapsamında yer alan Avrupa Inovasyon Konseyi (EIC) kapsamında yenilik ve teknoloji geliştirme üzerine önemli bütçe bir ayrıldığını belirtti. Ratso, derin Teknoloji ve Ölçeklendirme girişimleriyle ilgili olarak EIC’nin rolüne değindi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan Daire Başkanı Damla Turan Türkiye’deki teknoloji girişimcilik ekosistemi ve teknoloji transfer mekanizmaları hakkında bilgi verdi.  Turan, Ulusal Teknoloji Girişimi’nin önceliklerini ve Türkiye’nin yüksek teknoloji ihracatındaki başarıları vurguladı.

TÜBİTAK Ufuk Avrupa Koordinatörü Çağrı Yıldırım sunumunda Ufuk Avrupa’nın uygulama alanlarındaki son gelişmeleri hakkında bilgi verdi.  Sunumda EIC’de Türk katılımcıların programdan yararlanma potansiyeli vurgulanmıştır. 

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve AB Komisyoneri İvanova tarafından yapılan kapanış konuşmaları kapsamında, Türkiye ve Avrupa Birliği arasındaki bilim, araştırma, teknoloji ve inovasyon alanındaki iş birliğinin önemini ve potansiyelini vurgulamıştır. İnovasyonun ekonomik büyümeyi ve çevresel sürdürülebilirliği desteklemekteki rolüne odaklanarak, en iyi uygulamaların paylaşıldığı, iş birliği fırsatlarının değerlendirildiği ve daha sürdürülebilir bir geleceğe doğru atılacak adımların belirlendiği bir platform olmuştur.

Bu diyaloğun sonuçları, Türkiye ve Avrupa Birliği arasındaki stratejik iş birliğini güçlendirerek, inovasyon odaklı çözümlerin geliştirilmesine ve sürdürülebilirlik ilkelerinin yaygınlaştırılmasına katkı sağlaması beklenmektedir.

Oturumların ardından Rana Sanyol’a EIT-EIC Avrupa Kadın Yenlikçi Ödülü verilmesine dair seremoniye geçildi. Sonrasında ise EIC Plug-in Şeması Sertifikası alındı.  Bu sertifika kapsamında her sene seçilen 20 Türk firma için doğrudan EIC tam proje önerisi aşamasından devam etme hakkı Avrupa Komisyonu tarafından sağlanacaktır.                            

 

Loading

Facebook
Twitter
LinkedIn
Pinterest
Email